14 Haziran 2012 Perşembe

Londra'da Parklar






Londra'da 8 adet Royal Park bulunmaktadir. Bunlarin kapladiklari toplam yesil alan neredeyse 2000 hektar kadardir. En unlu olmasinin aksine en buyugu Hyde park degildir. Bu 8 parkin disinda Council parklar  garden square' ler ve baska yesil alanlar bulunur.


  • BUSHY PARK, 445 hectares*
  • GREEN PARK, 19 hectares
  • GREENWICH PARK, 74 hectares- 
  • HYDE PARK, 142 hectares
  • KENSINGTON GARDENS
  • REGENTS PARK, 166 hectares- London Zoo bu parkta. Giris 20 pound. 
  • RICHMOND PARK, 955 hectares -Kew Gardens bu parkta. Giris 15 pound
  • ST. JAMES PARK, 23 hectares 
                                                                                                                *Kaynak Wikipedia
http://www.royalparks.org.uk/parks adresinden Royal parklarda yapilan organizasyonlari takip edebilirsiniz. Genel bir bilgi: biletle girilen tum yerlere internetten ucuza bilet almak mumkun olabiliyor. Bazen promosyonlar yapiyorlar. Gitmeden ilgili website sini mutlaka bir ziyaret edin derim.

Park konusuna geri donersek, Royal parklar haricinde de Londra'da bircok yesil alan vardir. Sehrin neresinde olursaniz olun yuruyerek 5-10 dakika mesafede bir park mutlaka bulunur. Ayrica comunal garden dedikleri, sadece o bolge sakinlerinin girebildigi yesil alanlar da var. Ozellikle ev arayanlar icin bir bilgi: Eger yakinlarinda boyle bir bahce varsa faydalanip faydalanamadiginizi mutlaka ogrenin. Biz ev tutarken cok onemsememistim ama simdi oyle bir bahcenin ozellikle guzel havalarda evden uzaklasmadan havanin tadini cikartmak konusunda faydasini gordum.

Londra'da yaz mevsimi gec baslar ve erken biter. Ama Haziran ayindan itibaren asiri soguklara pek rastlanmaz. Gun icerisinde defalarca gunes acip ardindan yagmur yagdigina sahit olabilirsiniz. Bu nedenle sabah kalkip havayi kapali gorunce uzulmeyin, ogleden sonra parlak bir gunesle karsilasabilirsiniz. Ve bu tempoya alisik olan halk birden bire havlusunu kapip parklarda guneslenmeye kosuverir. Evden cikarken hem gunesgozlugu hem semsiye aldigim zamanlar az degildir. Ama o kadar cok yagis varki bir zamandan sonra semsiye kullanmayi birakiyorsunuz. En azindan bana oyle oldu. Istanbul'da iki damla yagsa hemen semsiye acardim, burda kapsonumu kapatip devam ediyorum :)


Eger siz de benim gibi yesili gorunce dayanamayanlardansaniz Londra'ya gelip de park bahce gezmeden gitmeyin derim ben. Bunca yagis bosuna degil, her taraf yemyesil. Ama eger yon duygunuz benimki kadar iyi(!) degilse her parkin girisinde ve bircok noktasinda bulunan asagidaki gibi krokilere goz atin mutlaka. 









Tabiki bu kadar cok yesil alan olunca boyle kisa bir yaziyla anlatmak yetmiyor. Bu girizgahtan sonra gezip gordukce yeni fotolar ve yazilar eklemek farz oldu.

11 Nisan 2012 Çarşamba

Greenwich

Aslında Blackheath'i gezmek için yola çıktığımız bir gundu. Ama Blackheath içinde birkaç tur atıp piknik yapmak icin aradigimiz park bahceyi orada bulamayinca rotamizi -malum adi ustunde-  icinde yesillik oldugu garanti olan Greenwich'e çevirdik. Biz arabayla gittik ama eger arabasiz gitmek isterseniz DLR i kullanmaniz gerekecek. DLR da metro gibi ama genellikle yerin uzerinden gidiyor. Tube icin aldiginiz oyster karti kullanarak DLR'a binebilirsiniz. Cutty Sark'ta inerseniz Markete daha yakin olursunuz. Marketten gecerek Parka yurumeniz 5 dakikanizi alir. Ama eger tepeye cikip asagidaki manzaraya bakmak ve gmt 0 meridyen cizgisini ve Royal Observatory'i gormek isterseniz biraz yokus yurumeniz gerekir. Royal Observatory'e giris ucretli. 

Park gercekten cok buyuk. Biz ancak bir kismini gezebildik ama tepeden manzara cok guzel. Malum Londra'da pek fazla tepe olmadigi icin boyle bir manzara gorunce sasiriyor insan.

Piknik yaparken, Londra'da kedi kopekten daha cok gordugumuz sincaplar yine cevremizi sardi. Neredeyse elimizden gelip yiyecekler hepsi cok arsizlar :)
Şam fistigi,uzum,cilek ne verdiysek yediler.
Bu fotografi tam Royal Observatory'nin onunden cektim. Ben giris ucreti almalarina kıl oldum o yuzden girmedim. 15 pound gibi birseydi sanirim. Her giren sirayla foto cektiriyor baska da bir numara yok gibiydi. Iceri girip de ilginizi ceken birsey olduysa bana da soyleyin bir zahmet. 

Greenwich'e gittiginizde marketi de mutlaka gezin. Londra'daki bircok markette oldugu gibi cok farkli yiyecek seceneklerini bulmak mumkun. Cogu kisi icerideki tezgahlardan alip elde yiyerek dolasiyor. Ama eger siz de benim gibi alip dolasarak yemeyi pek beceremiyorsaniz marketin cevresinde cok sayida yemek yeri mevcut. Biz gittigimizde piknik yaptik o yuzden neresi iyidir o konuda bir tavsiyem yok.

10 Nisan 2012 Salı

Tower ,Tower Brige, London Eye ve Big Ben

Benim en sevdigim yuruyus guzergahlaridir. Once metroyla Tower Hill istasyonunda inip kalenin oldugu nehir kenarinda bir yuruyus yapabilirsiniz. Ben genelde London Bridge istasyonunda inip kopru uzerinden karsiya gecerek Tower Hill e yurumeyi seviyorum, biraz uzun oluyor o nedenle direkt Tower Hill istasyonunda inebilirsiniz. Ardindan kalenin hemen yanindaki cafeden black bir filtre kahve alip nehir kenarindaki banklardan birinde oturup Tower Bridge in bu guzel manzarasinin tadini cikartirim. 




Bir de Tower hillden 5 dk yuruyerek koprunun altindan kiyiyi takip ederseniz St.Katherine's Docks a ulasirsiniz. Burasi ufak bir marinadir. Icerisinde manzaraya bakarak kahvenizi icebileceginiz bir Starbucks da var. Gormenizi tavsiye ederim.



Tekrar metro ile Westminister istasyonunda indiginizde sizi Big Ben karsilar. Hemen yanindaki kopruden (westminister bridge) karsiya, London Eye in oldugu tarafa yuruyerek bir sonraki kopruden tekrar geldigim metro istasyonuna donerim. London Eye ve Tower i da gezerseniz bu iki tur tum bir gununuzu doldurabilir. London Eye'da herzaman uzun bir kuyruk olur.

London Eye' in tepesinden manzaralar...





8 Nisan 2012 Pazar

Cambridge Gezisi

Bu pazari günübirlik  Cambridge keşif gezisine ayırdık. Çok da iyi etmişiz. Havanin kapali olmasina rağmen gerçekten çok keyifli zaman geçirdik. Londra' dan arabayla 1 saat 20 dakika -giderken yolun bir kismi kapali oldugu icin biraz dolasmamiz gerekti- donus yaklasik 1 civari saat surdu.

Sehir yapi itibariyle bana Floransa' yi animsatti. Dar sokaklari ve eski tas yapilariyla cok sicak bir goruntusu oldugunu soyleyebilirim. Arabanizla gittiyseniz merkezde bir yere park edip tum gunu yuruyerek gecirebilirsiniz. Zaten bazi sokaklar sadece yaya trafigine acik.

Bugun Easter oldugu icin maalesef cogu restaurant, magaza ve turistik mekanlar kapaliydi. O nedenle size guzel bir restaurant oneremeyecegim. Ama gordugum kadariyla Starbucks, Cafe Nero, Pret gibi zincir cafelerin hepsi mevcut ayrica cok sayida irili ufakli restaurant var. 

Cevrede sehri anlatan cesitli krokiler mevcut. Dilerseniz sehrin icinde dolasan ustu acik seyir otobusleriyle dolasabilir, nehir kenarinda yuruyebilir yada kayikla 1 saatlik bir tur atabilirsiniz. Kisi basi 14 pound gibi birseydi sanirim. Sokaklarda ellerinde borsurlerle size bu sekilde bir boat turu satmaya calisan cok sayida genc goreceksiniz. Eminim pazarlik edilebilir.

Dedigim gibi bu seferki bir keşif gezisiydi. Yaklasik 2 saat dolastik.  Havanin guzel oldugu bir gunde adim adim dolasarak size nerede ne vardir i detayli sekilde anlatacagim. Simdilik benden bu kadar. Sizi cektigim fotograflarla basbasa birakiyorum.













2 Nisan 2012 Pazartesi

Borough Market

Yeme-icme uzerine kurulu, kesinlikle ac gidilmesi gereken bir pazardir. Her taraftaki tezgahlardan guzel kokular gelir. Insan hangisinin onundeki kuyruga girecegini sasirir.  Ayrica pismemis halde sebze, meyve, ekmek, peynir , zeytin, deniz urunleri de mevcut.

Cumartesi gunleri oglenden itibaren her taratfa ellerinde kadehleriyle sokakta ayakta demlenen insanlari gormek mumkun.

Ben gittigimde fish&chips denemistim. Londrada her pubda fish&chips bulabilirsiniz ancak dogasi geregi kagidin icinde alip sokakta yediginiz fish&chips en lezzetli olani bence.
Borough markete gitmek icin Tube ile London Bridge de inerek yuruyebilirsiniz.

Marketin arka tarafindaki yoldan devam ederseniz koskoca bir alkol dukkani gorebilirisiniz. Yuzlerce cesit ve cogu nadir bulunan ickileri hem satin alabilir hem de barinda icebilirsiniz. Biz gittigimizde sarap tadimi vardi. Cook pahali ickiler camekanlarin icinde teshir ediliyordu. Etkilenmemek mumkun degil. Eger ilginizi cekiyorsa muhakkak gidin gorun derim. Ismi Vinopolis.
http://www.vinopolis.co.uk/tourshome/index.php











Borough market cikisinda yuruyus yolunuza arka taraftaki kilisenin yanindan nehire dogru devam ederseniz asagida resmini paylastigim korsan gemisini karsiniza cikar.





Nehir kenarindan devam eden yolda haftasonlari canli muzik yapanlari ve onlari dinlemek icin cimenlere yayilmis insanlari gorebilirsiniz.





Sahilden devam ederek  London bridge uzerinden karsiya yuruyerek bu manzaranin keyfini cikartabilirsiniz.


Hyde Park

Tabiki cok guzel. Ama Londrada o kadar cok park var ki, digerlerini gordukten sonra burasi biraz yapay fazlaca duzenli gelmeye basladi bana. Ama haksizlik etmeyeyim, Londra'ya ilk tasindigimda hemen hemen hergun Hyde Park'ta bir yuruyus yapiyordum ve bana cok iyi geliyordu. Bolca da fotograf cektim. Keyifle her kosesini gezdim. Ozellikle yazin gercekten cok keyifli. Havanin cok sicak oldugu gunlerde yapay golde yuzmek isteyenler icin ayrilmis kisimda yuzenleri yada guneslenenleri gorursunuz. Ayrica Lady Diana adina yapilmis olan bir kisim vardir, diz hizasini gecmeyen derinlikte akan sularda yazin ozellikle cocuklar cok eglenceli zamanlar gecirirler.

Parkta yaya olarak gezmek disinda deniz bisikletleriyle golde tur atabilir (yaz-kis mevcut) yada barclays bisiklet duraklarindan bisiklet kiralayarak parkta keyifli bir gezinti yapabilirsiniz. Ben kiralik bisikletlerden denedim ancak benim gibi minyon birisi icin cok agir aletler. Beceremedim. Ama Londra'da cok tercih edilen bir ulasim araci. Benden daha minik tiplerin de bindiklerini gordum. Sorun bende herhal...
Bisiklet kiralamakla ilgili detayli bilgi icin asagidaki sayfada var. http://birnewlondoneringuncesi.blogspot.co.uk/p/ivr-zvr-kvr.html



Park a geldik peki burda ne yeriz iceriz derseniz eger, parkta golun capraz iki yakasinda serpentine ve lido isimlerinde iki cafe bulunur. Ben Lido'yu denedim. Yemekleri gayet lezzetli. Haftasonlari yazin yer bulmakta zorlanabilirsiniz.

Ayrica Hydepark ta piknik yapmak da cok keyiflidir. Yazin defalarca piknik yaptik. Ozellikle benim gibi buyuk sehrin betonundan bunaldiysaniz hydeparktaki devasal agaclarin altinda piknik yapmak cok iyi gelir.










Hyde parkta Londra'daki cogu park ve bahcede oldugu gibi bolca sincap vardir. Turistlere neredeyse ellerinden yemek yiyecek kadar aliskin bu sincaplara kabuklu yemis atmak serbest!






Ayrica ogle saatlerinde nobet degisiminden sonra parkin icinde atlariyla dolasan askerleri de gorebilirsiniz.


1 Nisan 2012 Pazar

Camden Town


Ucuk tiplerin bolca oldugu buyuk bir pazar yeridir Camden. Icerisinde dolasirken kendimi Taksim İstiklal'de hissederim. Garip kiyafetler, ev esyalari, aksesuarlar satan dukkanlar ve tezgahlar vardir. Camden'a Tube ile gitmek oldukca kolay ve istasyondan cikar cikmaz kendinizi curcunanin gobeginde bulursunuz. Saga dogru giden yolda kendinizi zombi adimlariyla saga sola bakarak yuruyen kalabaliga biraktiginizda, az ileride sagda bizim semt pazarlarini andiran, kucuk tezgahlardan olusmus bir pazar goreceksiniz. Ona girmeyip devam ederseniz de icinde devasal boyutta at heykellerinin oldugu carsisina girebilirsiniz (Stables market)

Ne yiyelim derseniz eger, tezgahlarda satilan hint, çin, meksika yemeklerinin iç açıcı kokulari sizi yaniltmasin tadlari oyle cok guzel degildir. Ama oranin havasini solumak acisindan deneyebilirsiniz. Ben gittigimde yiyorum henuz bir zararlarini gormedim.



Ayrica Little Venice den kalkan botlarla da Camden a gelmek mumkunmus. Henuz denemedim ama cok keyifli olacagina eminim.